Hangisi daha zehirli, yediklerimiz mi havamız mı? Hangisi daha önemli?

paylasmag.com - Haber Magazin Paylaşım sitesi

Yemek veya atıştırmalıklarla birlikte toplamda günde ortalama 10 kere vücudumuza yiyecek ve içecek sokuyoruz. Ve bunlara sağlığımız için çok dikkat ediyoruz, en iyi yiyecekleri, en iyi suyu almaya çalışıyoruz. Her gün vücudumuza giren birşey daha var. Hava. Günde ortalama bir kişi 25000 kez hava soluyor. Bu rakamlara bakarak bile havanın mı yiyeceklerin mi sağlığımız için daha önemli olduğunu anlayabiliriz. Peki çok daha önem vermemiz gereken hava kalitesi için yiyeceklerimiz kadar özen gösteriyor muyuz? Her gün iyi hava soluyabilmek için yaşadığımız lokasyonu, çalıştığımız işyerinin lokasyonunu değiştirmek gibi önlemler alıyor muyuz? Almıyorsak yiyeceklere, suya da çok önem vermenize gerek yok. Matematik yalan söylemez. Bir yanda 25000 kez giren zehir var, bir yanda 10 kez giren yenilen zehir var. Üstelik 25000 kez giren direk kana karışıyor, öyle sindirim sisteminin uzun yollarından filan da geçmiyor, direk kan dolaşım sisteminde 30 saniyelik bir tur yetiyor da artıyor bile.

Hava kirliliğinin birkaç göstergesinden biri havadaki PM10 değeridir. PM10 (Partikül madde 10) değeri AB ülkelerine göre en yüksek sınır değer 50’yi geçmemeli, ülkemiz Çevre Bakanlığı Hava Kalitesi İzleme İstasyonları Müdürlüğü’ne göre ise 70’i geçmemeli. Belki bir bildikleri vardır, insanımızın akciğerleri AB ülkeleri insanlarının akciğerlerinden daha randımanlı çalşıyordur, ya da insani değerimiz 70’e 50 oranında diye belirlenmiştir, kimbilir.

SO2 [µg/m³] NO2 [µg/m³] CO [µg/m³] O3 [µg/m³] PM10 [µg/m³]
Türkiye Ulusal Sınır Değeri 410 270 10.000 120 70
AB Üye Ülkeleri Sınır Değeri 350 200 10.000 120 50

Bu değerin üzerindeki tüm yerleşim yerlerinde sağlığını önemseyenlerin yarım saatten fazla hava solumaması tıbben aşikar. Dikkat edilmesi gereken bir husus da bu PM10 değerleri yanında SO2ve CO değerleri de takip edilmeli ve tüm bu değerlerin günden güne değişiklik gösterdiği, bazı günler çok daha arttığı, bazı günler azaldığı, bu rakamların yıllık ortalama olduğu gözönünde bulundurulmalıdır.

İstanbul‘un havası en kirli semtleri PM10 değerlerine göre sırasıyla: Esenyurt(103), Büyükada(102), Kartal(74), Ümraniye(74), Kadıköy(72)

Ankara‘nın havası en kirli semtleri PM10 değerlerine göre sırasıyla: Kayaş(173), Sincan(144), Sıhhiye(142), Dikmen(140), Keçiören(136), Bahçelievler(102),

İzmir‘in havası en kirli semtleri PM10 değerlerine göre sırasıyla: Gaziemir(111), Bayraklı(63), Bornova(55)

2017 verilerine göre havası tehlike arzetmeyen sadece 2 şehrimiz var: Tunceli, Rize ve Eskişehir (sanayisi olan Eskişehir’in en temiz havalı şehrimiz olması gerçekten bir başarı). Geçen yıl Artvin de vardı ama bu yıl kılpayı kirli hava listesine girdi. Bu arada ülkemizdeki termik santrallerin sayısı lisans almış planlananlarla birlikte 69 adet. Kömürle çalışan/çalışacak bu santraller haricinde 22 adet de fuel oil yakıtlarla çalışan santraller bulunuyor. Tüm bunlara tüm yerleşim yerlerimizde hala kömür ve fuel oil yakan konutları ve tüm dizel araçların çıkardığı gazları ve ağaç nüfusunun azalmasını da hesap edersek, hava kirliliğinin nedenlerini araştırmak için dedektif tutmaya gerek kalmaz.

Havası en tehlikeli kirlilik seviyesinde olan şehirlerimiz ise Afyonkarahisar, Iğdır, Tekirdağ, Kayseri, Ağrı, Muş, Osmaniye, Gaziantep, Isparta, Bitlis ve Siirt.

Bu hava kirliliği aşırı tehlikeli seviyede 7 şehrimiz dışında diğer havası çok kirli şehirlerimiz ise: Ankara, Aksaray, Konya, Bartın, Karabük, Zonguldak, Kastamonu, Denizli, Kütahya, Manisa, Uşak, Elazığ, Kars, Ardahan, Adıyaman, Gaziantep, Mardin, Kilis, Sivas, Kırıkkale, Çorum, Tokat, Bayburt, Adana, Isparta, Kahramanmaraş, Samsun, Ordu (Ünye civarı) Muğla (Yatağan civarı).

Hava kirliliğinden başka kirlilik sorunlarımız da var. Sanayi ve kentsel atık sorunlarını çözememiş, atık sorunu şehirlerimiz de var: İzmir, Antalya, Hatay, Kayseri, Bolu, Düzce, Giresun, Trabzon, Gümüşhane, Ordu, Sinop, Kırşehir, Burdur, Nevşehir, Diyarbakır, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Uşak Ağrı, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Muş ve Tunceli.

Yıl 2017 ve su kirliliğini çözememiş şehirlerimiz de var: Mersin, Aydın, Çankırı, Niğde, Yozgat, Karaman, Batman, Bingöl, Malatya ve Van.

Kirli su ve atıklar toprağı da zehirler, insanları da. Yiyecekler zehirlenmiş toprak ve suyla yetiştirildiğinde bunlarla beslenen insanların da hayvanların da ölümcül hastalıklara yakalanması, verimsizleşmesi ve nesillerimizin dünya tarihinde düşüşe geçmesi kaçınılmazdır.

Temiz su, temiz hava ve temiz toprak insanımızın birincil hakkıdır.