Gayrimenkul sektörüne dışarıdan bakanlar ne görüyor, gerçek ne?

Gayrimenkul sektörü hakkında ne çok şey söyleniyor değil mi? Olumlu olumsuz hakkında en çok konuşulan sektör gayrimenkul sektörüdür desem yalancı çıkmam vallahi. Sokakta, toplu taşım araçlarında bir kulak kabartın. Her gelir grubundan insan kendi mülkleri hakkında, gayrimenkul pazarlamak ve gayrimenkul pazarlayanlar hakkında bol bol konuşuyorlar. Peki sektörün gerçeklerini ne kadar biliyor dışarıdakiler.

• Az çalışıp çok kazanan bir meslek grubu olduğumuzu düşünüyorlar
Bir gerçeklik payı olduğunu itiraf etmeliyiz değil mi? Çünkü sektörde az çalışıp çok kazanan bir kitle olduğu inkar edilemez bir gerçek. Ben lafı dolandırmadan söyleyenlerdenim biliyorsunuz. Az çalışıp çok kazanıyorsanız dolandırıcılık yapıyorsunuzdur, birinin hakkını yiyorsunuzdur, sıradan insanların iletişimde olmaya cesaret edemeyeceği karanlık insanların işlerini takip ediyorsunuzdur net. Çünkü gayrimenkul sektöründe az kazanıp çok kazandığınız bir dönem olabilir ama kısa sürer o dönem, tesadüftür yani. Üç ay sürer, beş ay sürer biter. İstikrarlı olarak kazanmanın çok ve akıllıca çalışmaktan başka yolu yok bu sektörde.

• Yaptığımız işi herkes yapabilir sanıyorlar
Bu da çok yanlış sayılmaz. Başka mesleklerden farklı olarak gayrimenkul danışmanlığı için eğitim seviyeniz, cinsiyetiniz, aile kökeniniz, yaşınız, deneyiminiz çok az önem taşır. Tek bir kriter vardır, bu iş için gereken fedakarlıkları yapacak mısınız yapmayacak mısınız? O yüzden sokaktaki herkes işimize bakıp “bu yapıyorsa ben de yaparım” diye düşünebilir. Haklıdır.

• Gayrimenkul danışmanıyla emlakçı arasında gösteriş için kullanılan bir unvandan başka bir fark olmadığını düşünüyorlar
Bir fark var ama iddia edildiği gibi bir fark değil o. Kurumsal çatı altında çalışanlara gayrimenkul danışmanı diyoruz ama bu unvanı taşımak için aldıkları eğitimin hakkını veren ofis ve danışman sayısı çok düşük. Kurumsal çatı altında çalışanların “emlakçı” diye küçümsediği kitle arasında ise kurumsal çatı altında çalışanları cebinden çıkaracak uzmanlık ve beceriyle çalışan sayamayacağımız kadar çok insan var.

• Güvenilmez olduğumuzu düşünüyorlar
Çok büyük paralardan bahsediyoruz biliyorsunuz. İşte o büyük paralar tehlikeli ve güvenilmez insanları bu sektöre doğru mıknatıs gibi çekiyor. Diğer mesleklerle kıyaslarsak güvenilir insan oranı en düşük meslek bizimki çıkabilir. Emlakçılık yasası çıkınca durum değişir diye düşünüyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.

• Gayrimenkul danışmanlığının gelip geçici bir iş olduğunu düşünüyorlar
Emeklilerin ve iş bulamayanların yerimiz belli olsun diye emlak ofisi açtığı bir ülkede çok da şaşırtıcı bir ön yargı sayılmaz aslında değil mi? Kurumsal ofislerdeki hızlı sirkülasyonu da düşünürseniz hak vermemek çok zor bu ön yargıya. Etrafınıza bir bakın, sizinle işe başlamış arkadaşlarınızın kaç tanesi hala sektörde çalışıyor? Genelde bir yıl kadar sürüyor gayrimenkul danışmanlığı macerası. Sektöre girenler ya vazgeçip evlerine dönüyor ya da maaşlı bir iş alanına kayıyorlar. Danışman olarak başlayan pek çok kişinin ofis asistanı olmak istediğini gördü bu gözler ne diyorsunuz?

Dışarıdan bakanlara çok fazla hak verdim değil mi? Evet sektörün içini bilmelerine olanak yok ama emin olun bu ön yargıları biz körüklüyoruz. Yeterince uğraşırsak değiştirebilecek olan da yine biziz tabii ki. Gayrimenkul danışmanlığını meslek olarak gören ve gelişmesi için çaba gösteren tüm danışmanlara ve markalara selam olsun.