Gayrimenkul sektöründe “Biz bir aileyiz” klişesi

Bu sektörde sık sık duyduğum iki cümle var. Biri neredeyse her ofisin sosyal medyada ya da beraber geçirdiğimiz eğitim, paylaşım süreçlerinde istisnasız kullandığı biz bir aileyiz klişesi. İkincisi de eğitimler sırasında “birbirinizin reklamını yapmanız, kendi reklamınızı yapmanız kadar iyi sonuçlar doğurur” tavsiyesi verdiğimde karşıma çıkan millet birbirinin gözünü oyuyor, kimse başkasının reklamını yapmaz cevabı.

Evet, kabul ediyorum. Gayrimenkul danışmanları ve ofis sahipleri olarak yerine getirmemiz gereken uzun bir sorumluluklar listemiz var. Gayrimenkul sektörü dışı sizi içi bizi yakar bir sektör. Stres seviyesi yüksek bir iş. Alıcısı satıcısı çeşit çeşit. Karşımıza bin bir türlü acayip insan, acayip işlem, tuhaf garip sorunlar çıkıyor.

Ama ortada çok üzücü bir gerçek var. Stresin en büyüğü, beraber çalıştığımız ofisler, yönlendirme yaptığımız diğer gayrimenkul danışmanları ya da aynı piyasayı, pazarı paylaştığımız iş ortaklarımızdan kaynaklanıyor. Bu hem en çok şikayet edilen hem de en çok üzeri örtülmeye, görmezden gelinmeye çalışılan sorunlardan biri. Üzerinde ne zaman konuşmak istesem kavgaya dönüşen, herkesin alınganlığının en yüksek seviyeye çıktığı acayip bir konu.

Bir tarafta ne zaman beraber iş yapsak yüzümüzü ağartan, dost arkadaş olduğumuz, işimizi kendi işi gibi sahiplenen ofisler, danışmanlar var. Bu danışmanlarla ve ofislerle çalışırken aynı kulübün üyesi olduğumuzu hissediyor, yaptığımız işten gurur ve mutluluk duyuyoruz. Satış yaptığımızda, zor bir işlemi sonuçlandırdığımızda ya da ciro başarısı elde ettiğimizde bizi gönülden tebrik ediyorlar. Başarılarımızın ve sıkıntılarımızın ortağı oluyorlar.

Diğer tarafta aynı ofiste ya da marka altında çalıştığımız halde kendi ekmeği ve müşterisi için çaba göstereceğine başkasının ekmeğini elinden almaya çalışan, etik kuralları önemsemeyen, üstelik tüm bunları yaparken kendisine yapılan en ufak bir yanlışta yüzü kızarmadan “etik kurallar var” diye bağırıp çağıran ofisler ve danışmanlar var. Onlarla çalışmak Doktor Jekyll ve Bay Hyde’la çalışmak gibi. İşbirliği yapmak istediğinizde önce kabul ediyor hatta gayet arkadaşça ve yardımsever davranıyorlar. Sonra her türlü akla gelmedik engeli önünüze koyup yolunda gitmeyen her şeyde sizi suçluyorlar. Alıcınızı elinizden kapmaya çalışan mı istersiniz, satıcınıza hatta ofis sahibinize sizin dedikodunuzu yapan mı istersiniz… Anlatmama bile gerek yok eminim. Çünkü hepiniz benzer hikayeleri yaşamışsınızdır zaten.

Önemli olan danışmanların birbirine yaptığı saygısızlık ya da elitizm de değil. Beraber çalışmayı kabul eden ama beraber yürüttüğünüz işlem için gereken evrak ve bilgilere ulaşmanızda yardımcı olmayan bu iş ortakları, diğer danışmanları temsil ettikleri tarafa karşı zor duruma düşürüyorlar ve en önemli görevin yerine getirilmesine engel oluyorlar: İşlemin kaliteli bir hizmetle tamamlanması!!!

İkinci tip danışmanlar ve ofisler, maalesef yaptıklarının dönüp dolaşıp kendi itibarlarını zedelediğini, son yıllarda biraz da olsa itibarını yükseltmeyi zar zor başardığımız gayrimenkul danışmanlığı mesleğine verdikleri bu zararın bindikleri dalı kesmekle aynı anlama geldiğini bir türlü anlamıyor.

İnsanlar çeşit çeşit, gayrimenkul danışmanlarının da farklı karakterlerde olmaları gayet normal. Hepimiz insanız. Kabul ediyorum ki bu iş dünyasının bir gerçeği. Ama gayrimenkul sektöründe danışman olmanın çok önemli bir farkı var. Gayrimenkul danışmanlığı bir çeşit girişimcilik. Bu iş, içinde masanızın bulunduğu ofisin sahibine değil size ait bir iş. Yani yaptığımız iyi ve kötü her şeyin sonuçları doğrudan bizi etkiliyor. Piyasanın işleyişini ve etik kuralların yaygınlaşmasını kendi ellerimizle sağlıyoruz.

Bizler aile olmayabiliriz ama düşman da değiliz. Bu sektörde işbirliği yapmaktan, birbirimizi desteklemekten ve eğitmekten başka ilerleme yolumuz yok. Sektörde her markadan ancak bir tane birinci çıkarabilirsiniz. Geri kalan binlerce danışman ne olacak? Hırs güzeldir ama bu piyasa tek bir birinci için fazlasıyla büyük. Herkesin ekmeğini kazanabileceği kadar yer ve işlem var. Eğitimlerde boşuna mı öğretip duruyorlar size rakibiniz diğer gayrimenkul danışmanları, diğer ofisler ya da markalar değil sahibinden satanlardır diye. O yüzden rol yapmayı bırakıp gerçek işbirlikleri ve ortaklıklar kurun. İş birliği yapmaktan hoşlanmıyor musunuz? Kimsenin başını yakmayın, yalnız çalışın. Aile olmasak da olur.

Doğru rakiple uğraşmanız dileğiyle…

PAYLAŞ
2006 yılında girdiğim gayrimenkul sektöründe, gördüğüm eksikliklere çözüm üretmeye çalışırken eğitim üretmeye başladım. 2012 yılından beri aktif olarak eğitmenlik yapıyorum. Özellikle gayrimenkul sektörüyle yeni tanışmış ofislere ve danışmanlara yol gösteren eğitimler hazırlıyorum. Gayrimenkul sektöründe gerçekten hizmet veren, yaptığı işten mutluluk duyan ve bu işten ciddi kazançlar sağlayabilen danışmanlarla dolu bir iş dünyası hayal değil bence.
Önceki İçerikBurger King/McDonald’s kutusuyla pro foto çekimi
Sonraki İçerikBayram tatlısı: Künefe