Facebook’un Zuckerberg’i ilk seçimde ABD başkan adayı

paylasmag.com - Haber Magazin Paylaşım sitesi

Facebook kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg‘in 3 yıl sonraki ilk seçimde (2020) ABD Başkanı adayı olma ihtimali her geçen gün artıyor.

Zuckerberg’in başkanlığa adaylığına dair ilk işaret onun Harvard mezuniyet töreni konuşmasıydı. İnternette geniş bir kesime ulaşan bu konuşmasında Zuckerberg bir CEO olarak değil, bir siyasetçi olarak toplumsal sorunlara vizyoner çözümler önerdi. Bir başkan olarak neyi nasıl yapacağına dair geniş bir özet sundu.

Zuckerberg’in başkan adayı olacağını gösteren ikinci işaret oluşturduğu ekip:
Zuckerberg ve Çin asıllı eşi Priscilla Chan son 1 yılda şu önemli siyaset gurularını kendi vakıf şirketlerine işe aldı:

  • Obama’nın 2008 başkanlık seçimi kampanya müdürü David Plouffe
  • Başkan Barack Obama’nın eski üst düzey danışmanı ve uzun soluklu bir anketör olan, ayrıca Hillary Clinton’ın 2016 başkanlık kampanyasının baş stratejistlerinden biri olan Demokrat Joel Benenson
  • Virginia Demokrat Senatörü Tim Kaine’nin eski bir iletişim danışmanı olan Amy Dudley
  • Başkan George W. Bush’un 2004 seçim kampanyasını yöneten Ken Mehlma
  • Bush ve Obama’nın başkanlık seçim kampanyalarının fotoğrafçısı Charles Ommanney, Zuckerberg’in kişisel fotoğrafçısı oldu

Zuckerberg’in adaylığının üçüncü işareti ise çıktığı “halkı dinleme turu“. Facebook gibi bir platformla istediği kitleye ulaşabilen Zuckerberg, bir yıl boyunca ABD’nin tüm eyaletlerini dolaşıp yurttaşların dertlerini yerinde dinlemeye karar verdi. Obama, Clinton ve Trump da böyle başlamıştı. Önce dinleyip sonra çözüm önermek Amerikan siyasetindeki en önemli unsur.

Trump ve Zuckerberg başkanlık yarışı ilginç olacak.

Zuckerberg ABD Başkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz? sorusuna “Hayır. Ben Facebook’taki topluluğu büyütmeye ve Chan Zuckerberg Vakfı için çalışmaya odaklanmış durumdayım.” şeklinde bir yanıt verdi ve “Tabii öte yandan bu görüşüm ileride değişebilir” diyerek ABD başkanlığına ileride aday olabileceğine ufaktan bir sinyal çaktı. Ancak siyasi gazetecilerin çoğuna bu cevap inandırıcı gelmekten çok oldukça siyasi, diplomatik bir cevap olarak geldi. Zamanında Hillary Clinton ve Donald Trump da neredeyse benzer cevaplar vermişti.

Zuckerberg ayrıca son zamanlarda artık ateist olmadığını, Hristiyan olduğunu ilan ederek, genelde dinsiz ve ateistlere iyi bakmayan ve seçilme oranları düşen ABD’de başkanlığa hazırlandığı düşüncelerini daha da artırdı.

Mark Zuckerberg’in dünya üzerindeki etkisi tartışılmaz bir gerçek. 2010 yılında Time dergisi tarafından Yılın Kişisi seçilen Zuckerberg, dünyanın en genç milyarderi olmak gibi sıradışı bir ünvana defalarca sahip oldu. Zuckerberg gerek yaptığı bağışlar, gerek önerdiği kitaplar ve gerekse girişimcilere örnek olacak yaşam felsefesiyle her zaman takdir toplamayı başarmıştır. Bu kadar genç olmasına rağmen başarıyı yakalayan ve dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Zuckerberg, yıllar geçtikçe her gün aynı renk tişört ve parmak arası terliklerinden sıyrılmaya ve takım elbisesi içinde daha fazla görülmeye başladı. ABD’nin neredeyse her eyaletini ziyaret edip siyasi “halkı dinleme turları” yapmaya başladı ve çok sayıda ülkeye seyahatlerini ve ülke başkanlarıyla yaptığı görüşmeleri arttırdı.

Zuckerberg yönetim kurulu kabulü ile Facebook’u yönetmeyi bırakmadan da siyasi kariyerini sonsuza kadar sürdürebilir.

Zuckerberg kendisi ile eşi Priscilla Chan’ın yasadışı çocuk olarak ABD’ye getirilen kişilere yardım etmeyi amaçlayan TheDream.US ile ortaklaşa Dreamers’a 400 üniversite bursu sağlıyor olduklarını vurguladı. “Dreamers’ı koruyacak bir hükümete ihtiyacımz var.” dedi.

Zuckerberg, Demokrat veya Cumhuriyetçi yanlısı olmaktan kaçındı. Ancak, ilgi alanlarına dair bazı bilgiler verdi. “Her insanın amaç ve topluluk duygusuna sahip olduğu bir dünya yaratmalıyız.” dedi. “Hindistan ya da Çin’deki ya da Meksika’daki ya da Nijerya’daki herhangi bir insana Chicago’daki birine verdiğimiz kadar önem verdiğimiz bir dünya yaratmalıyız. İşte o zaman en büyük fırsatları yakalayacağız ve nesiller boyu gelmek istediğimiz dünyayı yaratacağız.

Trump’ın seçilmesi, politikada her şeyin para olmadığının hatırlatıcısı olduğunu gösterdi.

Devletler gün geçtikçe veri tabanlı teknolojik sistemlerin etkisine daha çok maruz kalmakta ve Zuckerberg’in elinde çok güçlü bir koz var. Facebook’un yüz tanıma teknolojisinin FBI ve CIA’inkinden daha kesin sonuçlar verdiği biliniyor ve bu bile gerektiğinde terörizme karşı kullanılabilecek güçlü bir avantaj.

ABD’de devlete veya bir teknoloji şirketine hizmet etmek arasındaki sınırlar hızla eriyor. Devlet kurumları ile teknoloji devleri arasındaki transferler bir yana; ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Silikon Vadisi’nin yazılım ve dijital dosya depolama şirketi Dropbox yönetim kuruluna girmesi, Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt’in Pentagon İnovasyon Danışma Kurulu Başkanı olması, 17 yıllık Google şirketi yöneticilerinden Matt Cutts’ın U.S. Digital Service kurumuna katılması ve son olarak Elon Musk – Travis Kalanick ikilisinin Trump’a danışman olması bu konuda verilebilecek üst düzey örnekler. Seyahatlerinde en az bir düzine sosyal medya ekibiyle gezen Zuckerberg‘in başkan adayı olması durumunda ne kadar etkin olacağını tahmin edebilirsiniz.