Evde kendi kanser ve diabetik ilaç takviyenizi kendiniz üretin

0
702

Kanserle savaşan mucize bir besin var. Bu besinin olduğu sebzelerin faydalı olduğunu yıllardır hepimiz biliyoruz, ancak o sebzelerin nasıl yenilmesi gerektiğini ve içlerinde bu kanser önleyici besinin tam olarak nasıl alınması gerektiğini bilmiyoruz. Bu besin nedir ilk önce onu tanıtalım:

KANSERLE SAVAŞAN MUCİZE BESİN: Sülforafan (Sulforaphane)

Sulforaphane, bir öncü besindir. Anlamı, vücuda girdiğinde bir yiyecek olarak başlar ve kanserli tümörleri durdurabilen ve diyabetlilere kandaki kan şekeri düzeylerini dengelemesine yardımcı olan, yüzlerce klinik olarak kanıtlanmış sağlık faydalarıyla, süper faydalı bileşik bir doğal kimyasal ilaç haline gelir. Yalnızca doğranmış veya çiğnenmiş olması halinde biyolojik olarak en aktif hale gelir, pişirmeyle faydası en aza indirgenir. Kısaca sadece doğru kullanıldığında faydalı olur. Doğru kullanımı ise kesinlikle pişirilmeyi içermez. Ve bizler yıllardır bu mucizevi besin maddesinin bulunduğu sebzeleri ne yapıyoruz? Pişiriyoruz. Faydasından yararlanmadan tüketiyoruz.

Merak ettiniz, peki bu yanlış olarak kullandığımızdan dolayı yeteri kadar sülforafan alamadığımız sebzeler hangileri diye soruyorsunuz. Brokoli, karnabahar, lahana. Bunlar sülforafanı en çok içeren sebzeler. Brokoli en çok sülforafan içeren sebzedir. Brokoliden en yüksek miktarda sülforafan edinmek için size pek fazla kişinin bilmediği bir yöntemi açıklayacağız. Brokkoli olgun bir sebze olunca içindeki sülforafan oranı düşer. Bu yetmezmiş gibi bir de pişirince o az olan sülforafan oranı iyice düşer. Brokoliyi yüksek ısıda pişirmek veya haşlamak, etken madde olan Sulforaphane’ın son derece düşük miktarlara inmesine sebep olmuş. Isı derecesine ve süreye göre etken maddenin en az olduğu pişirme yöntemi, brokoliyi haşlamak. Öte yandan, buharda pişirilen brokolide çok daha yüksek miktarda Sulforaphane bulunmuş. Dolayısıyla, eğer brokoliyi çiğ tüketemiyorsanız, haşlamak yerine elektrikli buharlı pişiricide veya tencere üstü buharda pişirme aparatıyla buharda pişirme yöntemini tercih etmelisiniz. Unutmayın, 50gr brokoli filizi yemek 2,5 kg buharda pişmiş brokoli yemeye eşdeğerdir. (Suda haşlanmış brokolinin miktarını yazmayalım en iyisi).

Peki brokkoli nasıl yenmeli ki faydalı seviyede sülforafan alabilelim?
Brokkoli tohum halinden çıkıp 3 günlük filiz haline gelince en yüksek miktarda sülforafan seviyesi ihtiva eder. Kısaca, marketten, pazardan brokkoli almak yerine, bir tohumcu bulun ve paket halinde brokkoli tohumu alın. Evde büyük temiz bir kavanoza 2 çay bardağı dolusu brokoli tohumunu koyun, üstüne 4 çay bardağı temiz su doldurun, kavanozun tepesini bir tülbentle kapatın, tülbenti sıkı bir şekilde lastik bantlarla kavanozu sıkı şekilde kapatın ki içine en ufak bir böcek bile giremesin. Kavanoz kapağını kapatmıyoruz çünkü tohumların hava alabilmesi lazım ve tülbentin ince gözneklerinde yeterince hava alırlar. Ya da aşağıdaki videodaki gibi çok ince delikli kavanoz kapağı bulmaya çalışacaksınız. Bu işlemleri yaparken, kavanoz ve elleriniz hijyen olmalı, tohumların içinde mikrop da büyütmek istemezsiniz. Kavanozu mutfak dolabınızda ışıksız gölge bir yere koyun. 5 gün boyunca günde 3 kez olmak üzere kavanozun suyunu süzün durulayın, tekrar temiz su koyun. Bu işlemi günde 3 kez 5 gün boyunca tekrarlayın. Bazı tohumlar ve sıcaklık durumuna göre filizleriniz 5 gün ile 8 gün arasında çıkacaktır, onları alıp çiğ olarak iyice çiğneyerek yiyebilirsiniz. Günde 4 çorba kaşığı dolusu miktarda filiz yiyebilirsiniz. Filizlerinizi difrizde (buzdolabı buzluğu değil) dondurup saklayabilir ve çıkarıp salatanıza koyup da yiyebilirsiniz.

Yapılan çalışmalarda, brokoli filizlerinin içindeki sülforafanın, bağışıklık sistemimizin kanserlerle mücadele eden “Detoxifikasyon Enzimlerini” uyardığı ve bu yolla kansere neden olan mekanizmaları bloke ettiği gösterilmiştir.

Japonya’da yapılan bir bilimsel çalışma, 2 ay boyunca, 3 günlük brokoli filizlerinin günde 100gr tüketimi, DNA hasarı (dolayısıyla kanser) üzerinde sadece 1 ay sonra düzelmeler göstermiştir.

İngiltere’de Imperial College of London’da yapılan bir çalışmada sülforafanın anti kanserojen özelliklerinin yanı sıra Nrf2 genini uyararak damar hastalığına neden olan faktörleri bertaraf ettiği ve kalp ve damar hastalıklarından koruma sağladığı da gösterilmiştir.

SÜLFORAFAN HANGİ HASTALIKLARI ÖNLEME ve HASTALIK SIRASINDA SAVAŞMA FAYDASI GÖSTERİYOR?

  • Tüm kanser türlerine karşı önlemeye yardımcı fayda gösterir
  • Özellikle meme, prostat, mesane, akciğer, pankreas ve kolon kanserlerinin önlenmesi ve tedavisinde çok etkili olduğu görülmüştür.
  • Kanser hastalarında kullanılan radyoterapi ve kemoterapi ilaçlarının etkilerini artırdığı ve bu ilaçlara karşı gelişebilecek direnci önlediği görülmüştür
  • Meme kanserlerinde tümör üreten kanser kök hücrelerini baskıladığı görülmüştür
  • Şeker hastalarının normal kan şekeri seviyesine geri dönmesine yardımcı olur
  • Yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Kalp ve damar hastalıklarından koruma sağladığı, damar duvarlarında hasar oluşumunu engellediği görülmüştür
  • Kanser hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını engeller
  • Apoptosis etkisi: Kanser hücrelerinin intihar etmesine neden olur.
  • Kanser oluşumuna neden olan HDAC enzimlerini baskılar.
  • Çok güçlü bir antioksidandır: C ve E vitamini gibi klasik antioksidanlardan 12 kat daha etkili.
  • Depresyonu Prozac’dan daha iyi hafifletir
  • Otizmli çocuklara ve genç yetişkinlere sülforafan verilmesi sonucu otistik skorlarını %30’dan fazla geliştirmiştir.
  • Otistiklerdeki aynı fenomen şizofreni hastalarında yapılan çalışmalarda da ortaya çıkmıştır.
  • Vücudun depresyondan şişmanlığa kadar her şeyi içeren iltihap faktörlerini durduran güçlü bir nöropropik olarak görev yapar.

Sülforafan bu sebzelerde bulunur. Ancak sülforafanın mutlak en iyi kaynağı brokoli filizidir:

  • Brokoli
  • Karnıbahar
  • Brüksel lahanası
  • Yabanturpu
  • Hardal (yaprakları ve tohumları)
  • Şalgam (kökler ve yeşiller)

Epidemiyolojik çalışmalar taze meyve ve sebzeden zengin bir beslenme alışkanlığı olan ve bunları çiğ olarak yiyen toplum ve kişilerde kanser ve kalp-damar hastalığı görülme oranının %50 daha az olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni taze sebzelerde meyvelerde bulunan doğal bitkisel moleküllerdir (phytochemicals). Bu moleküllerin çoğu antioksidan karakterli olup sağlığımız için çok önemli fonksiyonlara sahiptir. Üzüm çekirdeği ve kırmızı şarapta bulunan “Resveretrol”, yeşil çayda bulunan “ECGC”, domatesde bulunan “Likopen” ve belki en önemlileri olan “Sulforaphane” bu maddelerin belirgin örnekleridir.

Brokoli filizi ekstresi içeren çaylar Türkiye’de eczanelerde bulunmakta. Ancak evde kendiniz taze taze bunu yetiştirebilirsiniz. Türkçe video henüz bulunmamakla birlikte bu İngilizce video çok basit şekilde brokkoli tohumlarından nasıl filiz elde edeceğinizi göstermekte:

EVDE KENDİ BROKOLİ FİLİZLERİNİZİ ÜRETİN. BU VİDEOYU İZLEYEREK ÖĞRENEBİLİRSİNİZ