Amerika’yı Cenevizli keşfetti

Bilim, bilgi, cehalet, Cenevizli Colombo, yerliler ile ilgili tarihten gerçek bir hikaye:

Türkiye’de nedense adamın orijinal ismini değiştirip Kolomb diye yazıyoruz ama insanlar orijinal isimleriyle yazılmalı diye düşünüyoruz. Kristof Kolomb denilen kaşifin aslında ismi Cristoforo Colombo. Bildiğiniz üzere kendisi bir İtalyan ama İspanyol parasıyla, gemisiyle Amerika kıtasını keşfetti diye İspanyollar Amerika’yı keşfetti diyenler de çok.

Bu arada ülkemize yabancı olmayan bir ailenin evladı Colombo. Kendisi İtalyan dedik ama aslında İtalya cumhuriyeti kurulmadan önce İtalya’da cumhuriyetçikler vardı ve biri Ceneviz (Genoese) Cumhuriyeti idi, Cenova (Genoa) şehrinin başkenti olduğu bir cumhuriyette doğdu Colombo. Kendisi aslında resmen İtalyan değil Ceneviz. Ceneviz deyince hemen kulağınız aşina oldu tabi, ülkemizde ne kadar liman ve kale varsa neredeyse yarısını Cenevizliler gelmişler fethetmişler kurmuşlar. Doğu Karadeniz’den tutun da Silifke’ye kadar. Ne de olsa o zamanların en büyük denizci milleti. Cenova arkası dağlık olduğu ve çok da zengin bir şehir olduğu için yayılma politikası izlemişler, İngilizlerden çok önce emperyalist olmuşlar. Örneğin Arjantin şu an tümüyle İtalyan genli insanlardan oluşuyorsa neredeyse hepsi Genova’dan gitme atalarına borçlular. İşte Columbus’un dedesi İstanbul’a (o zamanlar Constantinople) gelip ticaret yapan, büyükleri Mısır çarşısını kurarken, Galata Kulesi’ni inşaa ederken o ticaret yapan bir denizciymiş. İstanbul’da Cenevizlilerin ve rakipleri Venediklilerin inşaa ettiği binalar listesine bakarsanız şaşarsınız, Bizanslılar kadar bina inşaa etmişler, para çok, kolonicilik ve tüccarlık genlerinde doğal olarak. Rakip cumhuriyet Venediklilerin de İstanbul’a musallat olmaları ve Mısır çarşısı, Kapalı Çarşı’yı kuranların işletenlerin, mal tedariklerini yapanların bu iki İtalyan milletinin olması tesadüf değil. (Venedikli Marco Polo’nun Mısır çarşısı yani baharat çarşısı için mal tedariki için Çin’e gitmesi İpek Yolu konusunu da işlemiştik, Cenevizlilerin rakipleri Venedikli Marco Polo’yu kodese tıkmasını da, ama konuyu biraz dağıttık gibi).

Kısaca Akdeniz’deki Karadeniz’deki birçok limanı keşfettikleri fethettikleri gibi Amerika’yı da Cenevizli keşfetti ! demek yanlış olmaz.

Konumuza dönersek Columbus Amerika’yı yanlışlıkla (aslında Japonya’ya kestirmeden batıdan deniz yoluyla gitmeye çalışıyordu) keşfettiği ilk turunda ulaştığı nokta nokta yani Miami ile Küba arasındaki Bahamalar’dı (San Salvador ya da yerli dilinde asıl orijinal ismiyle Guanahani). 2nci Amerika turunda ise daha güneydeki Jamaica tarafına gider ve orada gemilerinin tamiratı için konaklar. Oradaki yerliler tamirata yardımcı olur, gemi tayfasına yiyecek içecek verir. Ancak aradan aylar geçmesine rağmen tamirat bitmez. Üstelik gemi tayfası, yerlilerin yiyeceklerini yağmalamaya başlamıştır.

Bu duruma kızan yerliler, yardımı ve yiyeceği keser. Çaresiz durumdaki Columbus, o dönemlerde gemilerde bulunan ve yıldız pozisyonlarını da içeren takvimi karıştırırken, ertesi gün Ay tutulması olduğunu öğrenir. Aklına parlak bir fikir gelir ve hemen yerlilerin şefine gider… Şefe, Tanrı ile haberleştiğini ve Tanrı’nın yardımın kesilmesine çok kızdığını, bu kızgınlığını da Ay’ı kan kırmızıya çevirerek göstereceğini söyler. Ertesi gün akşam Ay tutulması başlar ve Ay’ın rengi tutulmadan dolayı kızıla döner. Columbus’un oğlu, o anı günlüğüne şöyle yazmış: “İnleme ve feryatlarla birlikte, her yerden gemilere doğru geldiler, yiyecek ve içecekler getirdiler, Tanrı’ya onları affetmesini söylemesi için amirale yalvardılar

Cehalet her zaman kandırılmayı, kullanılmayı getirir

Kolomb kum saatine bakar, 1 saat süren tutulma bitmek üzeredir. Onlara Tanrı’nın kendilerini affettiğini ve Ay’ı birazdan normal rengine çevireceğini söyler. Tutulma biter, Tanrı tarafından affedilen yerliler de mutludur, evrenin işleyişini bilen Kolomb da.