Amacı yanlış algılanan bayram

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ülkemizde en yanlış algılanan bayram olması nedeniyle, 23 Nisan sevinç yanında hüzün de getirmekte. İlk önce kronolojik olarak olaya yaklaşalım, sonra bu bayramın gerçekte nasıl oluştuğunu ve amacını inceleyelim:

1920: Atatürk, Heyet-i Temsiliye’yi temsilen meclisi Ankara’da toplanmaya çağırdı ve 21 Nisan 1920’de yayınladığı bir bildiri ile meclisin 23 Nisan 1920’de toplanacağını duyurdu. 23 Nisan Cuma günü Ankara Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma namazının ardından dualar ile meclis açıldı. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Meclis-i Mebusan üyelerinden oluşan 324 milletvekili ile kurulan meclis, aynı gün gerçekleşen toplantıda meclis adının “Türkiye Büyük Millet Meclisi” olmasına karar verildi. Böylece şimdiki parlamentomuz olan milletimizin temsilcilerinin bulunduğu TBMM kurulmuş oldu.

1922: Saltanatın kaldırılması veya padişahlığın kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1922’de kabul ettiği 308 numaralı “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, hukuku hâkimiyet ve hükümranının mümessili hakikisi olduğuna dair” adlı kararnamesi ile gerçekleşmiş, hakimiyet tek adamlık yerine millete verilmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla beraber Osmanlı İmparatorluğu resmen sona ermiştir.

1923: 29 Ekim 1923’de TBMM’nin aldığı 364 sayılı kanun kararıyla Cumhuriyet ilan edilmiş, devlet artık Türkiye Cumhuriyeti yani milletin devleti olmuştur.

23 Nisan bayramı dediğimiz şimdiki adıyla Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı aslında üç önemli günün ve bayramın kutlamalarının birleştirilmiş hali olan bir bayramdır. Bu bayram, TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Milli Bayramı ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935’te 23 Nisan Millî Bayramı’yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın birleşmesiyle oluştu.
Ulusal Egemenlik yani Milli Hakimiyet Bayramı kutlamalarına aynı gün Çocuk Bayramı adını da veren Atatürk’ün amacı millete hakimiyet vermek gibi önemli bir günün Zafer Bayramı ve Cumhuriyet Bayramı’ndan bile önemli olduğunu düşünmesinden dolayıydı. Yakınlarına şöyle dediği belirtilmiş: “Zafer elde edilir sonra cumhuriyet kurulur ama bunların amacı millete yönetimde hakimiyet vermektir, yoksa anlamları olmaz ki, hangisi önemli o zaman?” diye sormuştur. İşte en önemli günü millete ve tabii ki milleti oluşturan ve devamını getirecek, sürdürecek, geliştirecek, ilerletecek olan çocuklarımıza ithaf etmesinin nedeni budur. Dolayısıyla yıllardır iki bayramı aynı gün kutladık. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve 23 Nisan Çocuk Bayramı. Ama 1980’de darbeci Milli Güvenlik Konseyi, bu bayrama resmi olarak “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını verdi. Sadece bu ad değişimiyle de kalınmadı, o dönemden beri nedense, çocuk bayramı, balonlar, şekerlemeler vs gibi sembollerle sulandırıldı. Hatta o kadar sulandırıldı ki, Kuvayi Milliye hareketına karşı çıkan Saltanatçıların artıkları olan cemaatler “çocuklar nesnelleştiriliyor karşıyız biz bu bayrama” diye propaganda yapmaya başladılar. Ve bu sulandırma ve algı çalışmalarının sonucu olarak yıllardır bazı 23 Nisan bayramları sanki sadece çocukların kutlaması gereken bir bayrammış gibi, çocuklarımız üşür bugün bayram iptal gibi gerekçelerle kutlatılmadı. Oysa herkese lazım olan demokrasinin, TBMM’nin, “Milli İrade”nin bayramı olan bu en anlamlı ve en önemli bayramımızı her kesimin en yoğun coşkuyla demokrasi şehitleri adına sokaklara çıkıp kutlaması gerekirdi.

Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) yetim çocuklar için kuruma yapılacak gelirleri artırmak amacıyla 23 Nisan günü ve haftasında çalışmalarını artırma yoluna gitmişti. Hatta ilk yıllarında resmi gazetede esnafın bu günde elde edecekleri gelirin bir kısmını Himaye-i Etfal Cemiyetini bağışlayacakları yazmaktaydı.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlamanın nedeni Türkiye’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılmasıdır. Böylelikle egemenliğin padişahın değil halkın olması kutlanmaktadır. Ulusal Egemenlik ise egemenliğin ulusun olmasıdır. Ulusal Egemenliğin olduğu ülkelerde güç halkındır. Ulusal Egemenlik ayrıca bir vatan üstünde yaşayan halkın bütün kararlarını kendisinin verebilmesidir. Osmanlı devletinde ve öncesinde Egemenlik padişaha aitken devleti padişah yönetirdi ve millet adına söz söyleme hakkı sadece ona aitti. Ama TBMM’nin açılmasıyla padişahlık sona erdi. Siyasi partiler ve halkın serbest oy hakkı Ulusal Egemenliği arttırdı. Bu yüzden güç halkın olmuştur.

* Himaye-i Etfal Cemiyeti= Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü eski adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu, Türkiye’de yoksul ve korunmaya muhtaç çocuklara ve ailelere bakım, eğitim, sağlık, kültür hizmetlerini sistemli bir biçimde sunmak için oluşturulmuş bir kurumdur. Tıfıl Arapça çocuk demek, etfal “tıfıl”ın çoğulu demektir.